1963 Adalar Depremi | 1963 Çınarcık Depremi
Kısaca: 1963 Adalar (Çınarcık) depremi 18 Eylül 1963'te Prens Adaları ile Çınarcık arasındaki deniz alanında oldu. Büyüklüğü Mw 6,2 (Ms 6,3), derinliği yaklaşık 12 km'dir. Kuzey Anadolu Fayı'nın tipik yanal hareketinden farklı olarak normal faylanmayla oluştu ve İstanbul'da büyük bir yıkıma yol açmadı.
Bu sayfada
18 Eylül 1963'te saat 16.58'de (UTC), İstanbul'un güneyinde, Adalar ile Çınarcık arasındaki deniz alanında 1963 Adalar Depremi ya da Çınarcık Depremi olarak bilinen deprem oldu. Tarihî sismogramların 2016'da yeniden incelenmesiyle depremin büyüklüğü Mw 6,2 (yüzey dalgası büyüklüğü Ms 6,3), merkezi 40,80 K – 29,18 D, derinliği yaklaşık 12 km olarak hesaplandı. Bazı kaynaklarda büyüklük 6,3 veya 6,4 olarak geçer.
Deprem İstanbul'da ve özellikle Adalar'da güçlü hissedildi ama şehirde büyük çaplı bir yıkıma yol açmadı. Önemi büyüklüğünden çok yerinden gelir: İstanbul'a en yakın fay parçalarından biri üzerinde, aletsel dönemde kaydedilmiş en büyük depremlerden biridir.
1963 İstanbul Depremi Nerede Oldu?
Deprem, Marmara Denizi'nin doğusunda, Çınarcık Çukuru'nun kuzey kenarında, Prens Adaları ile Yalova–Çınarcık kıyısı arasında oldu. Başarır Baştürk, Özel ve Caciagli'nin (2016) hesapladığı merkez 40,80° kuzey, 29,18° doğudur; bu nokta Adalar'ın birkaç kilometre güneyine denk gelir. İstanbul ve çevre illerde hissedildi.
Özellikle Adalar'da şiddetli hissedilen depremin, Kuzey Anadolu Fayı'nın genel karakteri olan yanal atımlı değil, düşey (eğim) atımlı bir fay üzerinde olduğu görüşü güçlüdür. 2016'daki yeniden analiz de depremin normal faylanma ile, yani bir bloğun diğerine göre aşağı kaymasıyla olduğunu gösteriyor. Bu, Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan fayların davranışıyla uyumludur.
1963 İstanbul depremi ile ilgili başka bir görüş de, depremin Çınarcık civarında, Armutlu Yarımadası üzerinde gerçekleştiği ve Kuzey Anadolu Fayı'nın devamı üzerinde gerçekleştiği şeklindedir.
Bu görüşü 1999 depreminden sonra da dile getiren Prof. Dr. Aykut Barka, 1999 Gölcük Depremi'nin Marmara Denizi içinde devam etmemesinin nedenlerinden biri olarak, istanbul 1963 depremi tarafından boşaltılan enerji olduğu ihtimali üzerinde durmuştur.
2002'de zamansız bir şekilde aramızdan ayrılan Aykut Barka istanbul depremi hakkında şunu ifade etmiştir: "Eğer deprem Adalar Fayı üzerinde olduysa, bu normal bir faylanma sonucu olmuştur ve 1999 depreminin Hersek Deltası'nın batısında farklı bir fay sistemine aktarım gerçekleştiremediği için durdurmuş olabilir."
İki olasılıkta da, 1963 Adalar depremi, İstanbul'u ve Marmara Bölgesi'ni büyük bir felaketten korumuş gözükmektedir.

1963 depreminin üzerinden 60 yılı aşkın süre geçti. 1999 Gölcük depreminin, doğusundaki gerilimi batıya, yani Adalar ve Çınarcık bölümüne aktarmış olabileceği de tartışılan hipotezlerden biridir.
Adalar Fayı Nereden Geçiyor?
Marmara Denizi'nin derinliklerinde uzanan Adalar Fayı, İstanbul'un en kritik deprem risklerinden birini oluşturuyor. Bu aktif fay hattı, ismini aldığı Adalar'ın (Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada ve diğerleri) tam olarak güneyinden başlayarak doğu-batı doğrultusunda ilerler. Yaklaşık 45 kilometre uzunluğundaki fay, Marmara Denizi tabanında Kumburgaz Fayı'na yakın bir konumda yer alır ve Adalar'ın kendisinden 10 km açıkta bulunur.
Uzmanlar arasında bu fayın risk potansiyeline dair görüş ayrılıkları bulunuyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, Ağustos 2026'daki bir açıklamasında Adalar Fayı'nın "ölü" olmadığını, fay boyunca milimetrik bir krip (yavaş kayma) yaşandığını ve bu tür fayların genellikle 7'nin altında, çoğunlukla 6–6,5 aralığında depremler ürettiğini söyledi. Prof. Dr. Naci Görür ise Marmara'daki fay sisteminin aktif olduğunu ve beklenen depremin "maalesef olacağını" vurguluyor; Prof. Dr. Şener Üşümezsoy İstanbul için büyük bir risk görmüyor. Görüşlerin ayrıntısı için: İstanbul depremi ne zaman olacak?
Ancak İBB'nin 2019 deprem senaryosu, Adalar'da ciddi bir risk olduğunu ortaya koyuyor: 7.5 büyüklüğündeki bir depremde binaların %48'i (yaklaşık 3.050 bina) orta ve üzeri hasar alabilir. Bu da fayın fiziksel konumunun ötesinde, bölgenin jeolojik zemin koşulları ve yapı stoku nedeniyle risk taşıdığını gösteriyor.
Marmara'nın derinliklerinde sessizce enerji biriktiren bu fay, İstanbul'un deprem gerçeğinin kaçınılmaz bir parçası olarak varlığını sürdürüyor. Özellikle 23 Nisan 2025 Silivri depreminden sonra, dikkatler bir kez daha Adalar fayına yöneldi.
Adalar Fayı En Son Ne Zaman Kırıldı?

Adalar ve Çınarcık bölümünde aletsel dönemde kaydedilen en büyük deprem 1963 depremidir. Daha önceki büyük kırılmalar tarihî kayıtlardan tahmin edilir: 22 Mayıs 1766 depreminin doğu Marmara'daki fay parçalarını kırdığı düşünülür, ancak hangi parçaların kırıldığı ve depremin büyüklüğü kaynaklar arasında farklıdır (ayrıntılar: 1766 İstanbul depremi). 1894 depremi de bu bölgeyi etkileyen büyük depremler arasındadır.
Adalar Fayı'nın bugün ne kadar gerilim biriktirdiği tartışmalıdır. Krip yaşayan fay kesimleri gerilimin bir bölümünü yavaşça boşaltırken, kilitli kesimler gerilim biriktirmeye devam eder. Bu yüzden bölgede orta büyüklükte (6–6,5) depremler de, daha büyük bir Marmara depreminin parçası olarak birlikte kırılma da olasılıklar arasındadır.
1963 Adalar Depremi'nde Tsunami Gerçekleşti Mi?
Hayır, bu depremde bir tsunami gerçekleşmedi. Buna karşılık, 1894 depreminde Adalar sahillerine vuran, yer yer 200 metre sahilden içeri giren ve dalga yüksekliği 5 - 6 metre civarında bir tsunami gerçekleşti. Ana şoku izleyen aylarda bölgede çok sayıda artçı deprem kaydedildi; bunlarda da tsunami gözlenmedi.
Adalar'ı Etkileyen Depremler
1963 istanbul depremi ile birlikte yakın tarihte Adalar'ı etkileyen depremler, 3 tanedir:
- 10 Temmuz 1894 depremi (Mw 7.0)
- 18 Eylül 1963 Adalar / Çınarcık Depremi (Mw 6,2)
- 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi (Mw 7.6)
Bu üç depremden Prens Adaları'na en fazla hasarı 1894 depremi verdi. 1963 Çınarcık depremi ve 1999 Gölcük depremi Adalar'da güçlü hissedildi. İBB'nin Mw 7,5 senaryosunda ise Adalar, binalarının yaklaşık %48'inde orta ve üzeri hasar beklenen, oran olarak İstanbul'un en riskli ilçesi (39 ilçe tablosu).
Marmara Denizi'nde beklenen depremin Adalar'ı da etkileyeceği açıktır. Adalar'daki yapı stokunun büyük bölümü eski ve yığma ya da ahşap olduğu için hazırlık burada özellikle önemlidir: binanızın durumunu öğrenin ve deprem çantanızı hazırlayın.
Sonuç
1963 depremi Türkiye'de deprem bilincinin oluşması için, aynı dönemde meydana gelen Varto depremi (1966) ile birlikte yeterli olmamış gözükmektedir. Günümüzde, özellikle de 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden sonra, bu bilincin daha da artması gerekmektedir. Durumundan şüphelendiğimiz konutları kontrol ettirmeli ve imkanlarımız ölçüsünde tedbirlerimizi almalıyız.
Kaynaklar
- Seismic parameters re-determined from historical seismograms of 1935-Erdek–Marmara Island and 1963-Çınarcık earthquakes — Başarır Baştürk, Özel, Caciagli – Earth, Planets and Space, 2016
- İstanbul'daki mikro depremler ne anlama geliyor? Osman Bektaş 1963 depremini hatırlattı — Ulusal Kanal, 20 Ağustos 2026
- Adalar ilçesi olası deprem kayıp tahminleri kitapçığı — İBB DEZİM, Haziran 2020
- Şener Üşümezsoy ve Naci Görür'den açıklama — Milliyet, 2 Ekim 2025